
Nebevi Mesaj:
Evrensel Ulvi Bir Mesajdır
Dr. Halil İbrahim KUTLAY
Sevgili Peygamberimiz (sav) buyurdu ki: "Allah, yeryüzünü benim için -harita gibi- dürdü. Yeryüzünün doğusunu da batısını da gördüm. Ümmetimin mülkü, bana gösterilen yere kadar ulaşacak."
İslâm Medeniyeti, Ulvî Prensipler Medeniyetidir.
"Ferdi Islah" ve "Toplumu Islah" gibi iki ana hedefi olan İslâm, sadece iman, ahlak ve ibadetler manzumesinden ibaret olmayıp ilahî ve nebevî mesajlarıyla hayatın bütün yönlerini kuşatmıştır.
İslam, belirli bir ırka veya belirli bir bölgeye, ya da belirli bir tarih dilimine ait olmayıp bütün çağlarda bütün insanlığı muhatap olarak kabul eden cihanşümûl (evrensel) bir mesajdır. İslam, ne sadece Ortadoğu'nun, ne de sadece Asya ve Afrika'nın dinidir. O, Allah'ın izniyle bütün yeryüzünün ideal değerlerle buluşmasını hedef alan; geçmişin, günümüzün ve geleceğin en çok yükselen değeridir.
İslam Nizamı'nda; adalet, hürriyet, eşitlik, af, sevgi, şefkat, hoşgörü gibi, zamanla ve mekânla sınırlı olmayan ulvî, ahlakî değerlerin ön plana çıkarılması, bu mesajın evrensel bir mesaj olduğunun açık göstergesidir.
Yeryüzünde Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam şeklinde üç din yoktur. Tek Hak Din İslâm'dır. Diğer bütün inanç sistemleri ya batıldır, ya da İslamın gelişiyle geçersiz ve hükümsüz hale düşmüştür. Hristiyanlık Hz. İsa'ya gönderilen İslam inancının (İsevîliğin) bozulmuş şeklidir. Yahudilik ise Hz. Musa'ya gönderilen İslam inancının (Musevîliğin) bozulmuş şeklidir. Dolayısıyla; Hz. Adem, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz.İsa'nın dini de; Hz Muhammed Mustafa (sav)'nın dini de İslam'dır.
Allah'ın adının yüceltilmesi, yeryüzünün her karış toprağına Allah'ın eşsiz nizamının yerleşmesi, yeryüzüne hürriyet ve adaletin, huzur ve saadetin, güzel ahlak ve faziletin hakim olması, İslam Medeniyetinin bütün unsurlarıyla yaşatılması, yeryüzünde hiçbir fitne kalmayıncaya ve bütün yeryüzü Daru'l-İslâm oluncaya kadar mücadeleye devam edilmesi ilkeleri, bu dinin mesajının evrensel olduğunun işaretleridir.
Allah'ın izniyle İslâm; yeniden ve eski ihtişamından daha muhteşem şekilde bir yeryüzüne hakim olacaktır. Peygamberimiz (sav) bu müjdeyi şu hadisiyle vermektedir: "Allah, yeryüzünü benim için -harita gibi- dürdü. Yeryüzünün doğusunu da batısını da gördüm. Ümmetimin mülkü, bana gösterilen yere kadar ulaşacak."
Endülüs'teki İslam Medeniyeti'nden etkilenen İspanya ve Fransız toplumu, İslâm Medeniyetinin; ilim, sanat, edeb, görgü, nezahet, zerafet, çalışma, dürüstlük gibi medenî unsurlarını Avrupa'ya taşımış ve böylece Batı Medeniyeti'nin temeli atılmıştır.
Bugünkü teknolojinin temel harcında İslam alimlerinin göz nuru ve alın teri bulunmaktadır. "İslam Dünyası, ilimlerin patent hakkını isterse, biz Avrupalılar iflas ederiz," diyen insaflı batılı yazar; ilim dünyasının İslam alimlerine çok şey borçlu olduğunu itiraf etmektedir.
İlmî çalışmaların temel ilkeleri İslam alimleri tarafından ortaya konulmuştur. "İlmî emanet" kavramıyla ilim namusu tescil edilmiş, ilim yolunda arzulanan karakter, vakar ve hassasiyetin temeli atılmıştır. İlmi ulvî bir değer, ilim yolunu Cennet Yolu, ilim yolunda çalışmayı ibadet olarak telakki eden, ilme ve alime gerçek değerini veren bir sistem; mahallî, bölgesel, içe dönük, kapalı, gerici, bağnaz bir sistem olarak kabul edilemez.
Mevlâna, Yunus Emre, Muhyiddin İbn Arabî gibi şahsiyetlerin nezih ifadelerinin dünyanın değişik bölgelerinde hayranlıkla yankılanması, bu değerlerin ana kaynağının ulviyetine ve azametine işaret olarak kabul edilmelidir.
Barış Hukuku gibi Savaş Hukuku'nun da değişmez insanî ve ahlakî ilkelerini ortaya koyan; savaşta bile silahsız kadınların, masum çocukların, savunmasız sivillerin hedef alınmasını reddeden, ağaçların yakılmasını yasaklayan İslâm; koyduğu ulvî ilkeler ve faziletli prensiplerle Evrensel Değerler Dini olduğunu isbat etmiştir.
Kur'an Mesajı Evrensel Rahmet Mesajdır.
Kitabımız İlahî Rahmet kitabıdır. Rahmet Dinini tebliğ etmek üzere görevlendirilen Hz. Muhammed Mustafa (sav) Rahmet Peygamberidir. Kur'an-ı Kerimde birçok ayette Ey iman edenler! (Ya eyyühellezîne âmenû) şeklinde mü'minlere hitap edilirken; birçok ayette de; "Ey insanlar!(Yâ Eyyühe'n-Nâs) " şeklinde hitap edilmektedir.
"Ey insanlar!". şeklindeki hitap, muhatap kitlenin sadece mü'minler olmadığını, aynı zamanda inanan-inanmayan bütün insanlığın muhatap alındığını göstermektedir.
Hukuk sistemini Can Güvenliği, Mal Güvenliği, Akıl Güvenliği, Nesil Güvenliği ve İnanç Güvenliği gibi beş temel esas üzerine kuran İslâm; fıtrî hukuk kurallarına uygun ideal ölçüleri hayata taşımıştır.
Kur'an-ı Kerime göre; bir canı kurtaran bütün canları kurtarmış gibidir. "Bir kişiyi ihya eden, bütün insanlığı ihya etmiş gibidir." Bir cana kıyan da bütün insanlığı hiçe saymış gibidir. Can Güvenliğini böyle bir ilke ile teminat altına alan İslâm'ın bu mesajı evrensel temel prensiplerden biridir.
Medenî hayatın vazgeçilemez temel kurumlarından biri olan "Aile" Kurumunu mukaddes bir kurum olarak kabul eden; koyduğu haya, namus, nikâh, mahremiyet gibi değerlerle aile yapısını koruyan İslâm; aile düzenini tehdit eden; zina, fuhuş, livata gibi hayasızlık ve çirkefliklere karşı çıkarak insanlığa aile sistemindeki evrensel normları ve değerleri öğretmiştir.
Allah Rasûlü'nün Nebevî Mesajı Evrensel Değerler Manzumesidir.
"Biz, seni alemlere rahmet olarak gönderdik." ayetinde beyan edildiği gibi; bütün alemlerin yaratıcısı, bütün evrenlerin tek Rabbi (Rabbü'l-Alemin) olan Cenab-ı Hak; en sevgili kulu ve en son rasûlü olan Hz. Muhammed'i bütün âlemlere, bütün evrenlere rahmet (Rahmeten li'l-Âlemin) olarak göndermişti. O'nun gelişi; bütün varlıkların ilahî rahmetten pay sahibi olmalarına vesile olacaktı. Muhammed (sav) ümmeti; O'nun yüksek hatırı ve makbul duası sebebiyle Nuh kavmi, Lut kavmi gibi genel bir belâ ve felâkete maruz kalmaktan emin olmuştu.
Nübüvvet zincirinin son halkası, risalet binasının son tuğlası olan Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav); yeni bir inanç sistemi getirmemiş, ilk insan ve ilk Peygamber Hz. Adem'den bu yana kesintisiz devam eden tek Hak Din İslâm'ın iman esaslarını aynen tebliğ etmiş, ancak amelî yönde farklı yeni esaslar ve yeni uygulamalar ortaya koymuştur.
Peygamberleri "tek bir aile" olarak telakki eden, peygamberlerden herhangi birine hakaret etmeyi bütün peygamberlere hakaret olarak kabul eden Efendimiz (s.a.v)'in bu tavrı, son derece üstün bir seviyenin işareti, ve bu dinin bütün önceki bozulmamış versiyonları olan nezih İsevî ve Musevî Şeriatlerini de kapsayan cihanşumûl Tek Hak Din olduğunun açık delilidir.
Hadislerde Orta Çağ Arap toplumunun çöl, deve, çadır, hurma... gibi mahallî unsurlarının pek fazla yer almaması, buna karşılık genel ve kalıcı unsurlara daha çok yer verilmesi, bu nebevî mesajın yerel ve bölgesel bir mesaj olmadığını göstermektedir.
İlk İnsan Hakları Beyannamesi olan Veda Hutbesi'nde namaz, oruç, zekât, hac gibi İslâm'ın temel ibadet esaslarına yer verilmemiş; insan hakları, kadın hakları, işçi hakları, kan davası, ırkçılık, faiz gibi bütün insanlığı yakından ilgilendiren evrensel konular yer almıştır.
Sadece birlikte yaşadığı ashabına değil, ashabının şahsında bütün insanlığa hitap eden Peygamberimiz'in mesajı, çağlarüstü özellikleriyle bütün insanlığı aydınlatmış, insanlığa manevî ve ahlakî değerleri aşılamıştır.
Nebevî Mesaj evrensel bir mesaj olmasaydı, Allah Rasûlü (s.a.v) Bizans İmparatoru Heraklius'a, İran Kisrası Perviz'e, Mısır Hükümdarı Mukavkıs'a ve diğer komşu ülke hükümdarlarına İslâm'a davet mektubu yazar mıydı? Mektuplarında Hz. İsa (a.s) yanında kendisine de tabi olmaları durumunda Allah'ın kendilerine "çift ecir" vereceğini ifade eden Allah Rasûlü'nün mektupları "Hidayete tabi olanlara selâm olsun", cümlesiyle noktalanıyordu.
Sahih hatta mütevatir hadislerde bildirildiği gibi; Hz. İsa (a.s)'ın adil bir hakem olarak yeryüzüne inip Hz. Muhammed'in ümmeti olarak mükemmel bir şekilde Kur'an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyyeyi uygulayacak olması ve Hristiyanların batıl inançlarını bırakıp O'na uyacak olmaları, bu mesajın evrensel olduğunun bir başka alâmetidir.
Yahudi ve Hristiyanlara Kur'an ifadesiyle şu davette bulunuyoruz: "Ey Ehli Kitap!.. (Ey Yahudi ve Hristiyanlar) Sizinle bizim aramızda ortak olan şu ifadeye gelin: Allah'dan başkasına kulluk etmeyelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da birbirimizi ilah edinmeyelim" .
İlim ve irfan, rahmet ve şefkat dolu olan Evrensel İslâm Mesajı, bölgemizde dar çerçevede kalmamalı, bütün güzellikleriyle ve özellikleriyle yeni metotlarla bütün cihana yeniden arz edilmelidir.
Ne mutlu kalemi ve kelâmıyla, samimî duruşu ve eğilmeyen şahsiyetiyle İslam'ı yeniden bütün insanlığa takdim eden ilim ve irşad, takva ve cihad erbabına !.
|